Tərcüməçi

Baxış sayı

6/28/2017

Səməd Behrəngi - Sabir Nəbioğlu (kitabdan qeydlər)

Səh. 16: “Bilirsənmi ağacı su biyə batırmır? Çünki öz yetirməsini boğmaqdan utanır”.

Səh. 18: “Söylə sənmi xor baxırsan mənim şeir dilimə?
Qoca Şərqin şöhrətidir Füzulinin qəzəli.
Sənmi “türkəxər” deyirsən ulusuma, elimə?
Dahilərə süd vermişdir Azərbaycan gözəli...
Qoca Şərqin şöhrətidir Füzulinin qəzəli. (S. Vurğun)

Səh. 30: “Tərsəm nərəsi be kəbe, ey ərabi
İn rəh ki, to mirəvi be Türküsran əst. (Ey ərəb, qorxuram Kəbəyə gedib çatmayasan. Çünki sənin getdiyin yol Türküstana aparır)”.

6/27/2017

Dünyayı aldatanlar - Sefa Saygılı (kitabdan qeydlər)

Səh. 26: “Psikanaliz yapan uzman, elinde bir kalem, hastanın söylediklerini kaydeder. Ve olayın kendisi ile değil de, ince ayrıntıları ile ilgilenir. Yanlış söylenen kelimeler veya ağızdan “kaçan” sözler, testi yapan kimsenin “bilimsel (!)” metodla izah edileceği “semboller” olarak kabul edilir. İki şıktan biri: “Hasta ya durumu Kabul edecek veya etmeyecek”. Ederse psikanalize inanıyor demektir. Etmezse yine de psikanalize inandığını dolaylı yoldan itiraf etmiş olmaktadır. Demek: İnanıyor ki sonucundan korkuyor”.

Səh. 108: “13.9.1851’de Engels’e yazdığı bir mektubunda şöyle diyordu: “Türkleri komünal hayata sokmak mümkün değildir. Onları vatan sevgisinden, dinlerinden, adet ve dillerinden koparmadan ihtilale sürüklemek imkansızdır”.

Səh. 117: “1750’de Dijon Akademisi “Bilim ve sanatların ilerlemesi, toplum ahlakını bozar mı, yoksa geliştirir mi?” konulu bir yarışma açtı.ruso bu yarışmadan birinci gelerek büyük ün yaptı.
Ruso, bu makalesinde bilimlerle sanatların kişiyi mutluluğa dahil, mutsuzluğa sürüklediğini söylüyordu. “Medeniyet, tabiatı bozmuştur. Medeniyet kişinin öz yapısını, doğal varlığını bozmuştur. Uygarlık kişiyi iyileştirmiyor, tersine yozlaştırıyor. Toplumlar ilerledikçe bozulur, ilerledikçe kötüleşir” diyordu.
Ruso yazdığın yaşamaya gayret eder. Önce hürriyeti kısıtlayan saatini satar. Sonar zenginlik belirtisi olan uzun beyaz çoraplarını atar. Oldukça bakım isteyen perukasını da çıkarıp kafasına bir kalpak geçirir. “Kişi, sözünü dinletmek için gidişini düşüncesine uydurmalıdır” der. Mademki lüksün, gösterişin, giyim kuşamın insanoğlunu bozduğunu söylemiştir, artık sözünü söylediği gibi yaşayacaktır. Gömlekleri çalınınca iyi olduğunu, kurtulduğunu belirtir. Onunla alay mı edecekler, yüzüne salonları mı kapayacaklar? Hiç birine aldırmaz. “Hür ve faziletli olmaktan, parayı ver kamuoyunu hiçe sayabilmekten kendi kendine yetebilmekten daha ulvi, daha güzel bir şey olacağını bilmiyorum” der”.

6/25/2017

Minority Rights in Europe - James Mayall (kitabdan qeydlər)

(Enoch Powell)

     Nation is a necessary precondition of democracy, since only where a people share an underlying sense of community and values will the minority be prepared to acquiesce in rule by the majority.

Sovereignty and self-determination in the new Europe (James Mayall)

     Woodrow Wilson had originally conceived Article 10 of the League Covenant in a way which would qualify the permanent freehold of the European successor states. He envisaged circumstances arising, either as the result of demographic change or as a consequence of a major shift in public opinion, which would justify a change in territorial boundaries. This idea was so radical that it was opposed even by his own delegation and would certainly have been strongly resisted by the other major powers at the Peace Conference. The draft was so quickly forgotten and the final version of the Article asserted the primacy of territorial integrity, although an attempt was made to soften the impact of this major concession to the sovereignty principle by including a system of minority guarantees.